1 Mayıs 2025 Tavrım
Ertuğrul Bilir / 28 Nisan 2025
(Açıklama: Bu yazı 29 Nisan 2025 tarihinde X platformunda yayınlanmıştır. 17 Mayıs 2025 tarihinde de 1 Mayıs değerlendirme yazısı yayınlandı.)
1 Mayıs’ta
DİSK-KESK-TMMOB-TTB’nin ortak kararıyla yapılan Kadıköy mitingine katılacağım.
Durum
Değerlendirmesi:
-Türkiye’de
1 Mayıs’ın öteden beri çağrı merkezini oluşturan kurumlar oldukça gerilemiş
durumda olmasına rağmen bu kurumlar halen Türkiye demokrat, ilerici, sosyalist
kesimleri açısından en önemli ortak odak olmayı sürdürmektedirler. Henüz daha
ileri düzeyde temsiliyet sağlayan bir çağrı odağı gelişmemiştir. Çeşitli
platformlarda bir araya gelen sosyalist gruplar ve sendikalar ilerici toplumsal
muhalefetin genelini temsil edecek bir seviyeye doğru ilerleyememektedir. Bu
gruplar, mevcut merkezlerden bazı açılardan daha mücadeleci olsalar da işçi
sınıfına ve geniş halk kitlelerinin ileri kesimlerine güven verememektedirler.
-19 Mart
operasyonuna karşı geniş halk kitlelerinin ortaya koyduğu tepki önemlidir. Öğrenci
gençliğin uzun süreden sonra ilk kez geniş kitleler halinde mücadeleye
katılması da bu halk direnişinin önemli bir parçasıdır. Bu direnişi, mevcut haliyle, “isyan” olarak
değerlendirmek toplumsal muhalefetin durumuna uygun değildir. İktidarın
saldırılarına karşı direnişin uzun vadede sönümlenmeden sürdürülebilmesi önemli
bir başarı olacaktır.
-1 Mayıs’ın
en önemli gündemi, iktidarın baskılarına karşı direniştir. Demokratik talepler
işçi sınıfı mücadelesinin dışında değil içindedir. Geniş işçi kitleleri henüz
kendi sınıf kimlikleriyle bu mücadeleye aktif olarak katılmamıştır. Bu konuda
sosyalistlere ve ilerici sendikalara görev düşmektedir. Bu görev iç gerilimleri
artırarak çözülemez.
- “Kopuş” da
“süreklilik içinde değişim” de mücadele sürecinde yer alan tutumlardır. Bu
aşamaların doğru şekilde değerlendirilmemesi bazen kitlelerin gerisinde kalmaya
bazen de kitle hareketini erken zorlamalarla zayıflatmaya yol açar. Her “kriz”,
her “kaos”, her “direniş” sosyalist hareket açısından büyük atılım olacağı
anlamına gelmez. Bu şartların değerlendirilebilmesi için ideolojik, politik,
örgütsel belirli bir altyapı gerekir. Türkiye sosyalist solu bugün bu açılardan
oldukça geridedir ve kendi zayıflıklarını aşması zaman gerekmektedir.
-1 Mayıs,
sosyalist hareket açısından önemli bir mücadele günüdür. Önemli mücadele
günlerinden birisidir, bir sürecin içinde bir gündür. Değişim ve toplumsal
mücadelenin gelişimi için mücadele eden sosyalistler olarak bu mücadele gününü
uzun bir sürecin parçası olarak ele almalıyız. 1 Mayıs, sihirli bir dokunuşla
toplumsal hareketin bütün kaderini değiştirecek bir gün değildir.
- 19 Mart
sonrası ortaya çıkan kitle hareketi, 1 Mayıs’ta iktidarın baskılarına meydan
okuma anlamına gelecek bir Taksim eylemi beklentisi oluşturmuştur. Ancak,
anlaşıldığı kadarıyla, kendileri de toplumsal muhalefetin bileşenlerinden olan,
emek ve meslek örgütleri yaptıkları görüşmeler, üyelerinin durumu ve diğer
kurumlarla toplantılar sonucunda Kadıköy’de karar kılmışlardır. Mümkün olan en
geniş kitlesellikle ve kitle hareketinin bütün ilerici, demokratik yanlarını
içerecek direnişi kuvvetlendirecek bir gündemle 1 Mayıs eylemlerinin
gerçekleştirilmesi yararlı olacaktır.
Sonuç olarak;
Türkiye
sosyalist hareketinin mevcut durumunda DİSK-KESK-TMMOB-TTB’nin çağrısı
doğrultusunda, mümkün olan en geniş kitlesellikle 1 Mayıs’ı demokratik haklar,
özgürlükler, adalet ve yoksullaştırmaya karşı mücadele talepleri ekseninde
kutlayalım.
Bu
kutlamanın İstanbul’da bu yılki merkezi Kadıköy’dür.
Toplumsal
muhalefeti geliştiren bir mücadele günü olması umuduyla…
Yaşasın 1
Mayıs!
Faşizme
Karşı Omuz Omuza!
Yorumlar
Yorum Gönder